Havza Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre İlim Havzaları Uluslararası İşler Başkan Yardımcısı Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Seyyid Müfid Hüseyni Kuhsari, Kum'daki Masumiye İlim Medresesi'nde dayatılan Ramazan Savaşı'nın çeşitli boyutlarının incelenmesi ekseninde çevrimiçi düzenlenen uluslararası tebliğciler istişare toplantısında; uluslararası alandaki son gelişmeleri tarihi bir dönüm noktası ve medeniyete dair büyük bir dönemeç olarak nitelendirdi.
"Ramazan Savaşı" Yeni Dünya Düzeninin Habercisi
Son olayların sadece sınırlı bir askeri çatışma olmadığını vurgulayan Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Hüseyni Kuhsari, şunları ifade etti: "Biz şu anda stratejik bir dönüşümün ortasındayız. Şehit İnkılap Rehberi tarafından açıklanan, ilim havzasına kimlik kazandıran beş unsura bakıldığında, havza medeniyet kurucu bir kurum olarak emperyalist sistemle mücadelenin ön saflarında yer almaktadır."
Hüccetü'l-İslam Kuhsari sözlerine şöyle devam etti: "Son gelişmeler, hegemonya sisteminin temellerinin çöküşünün gerçekleştiğini göstermektedir. Biz bölgede 'Amerika'ya mutlak güvenlik bağımlılığı' aşamasından 'akıllı denge ve Siyonist politikalardan uzaklaşma' yönüne doğru hareket ettik. Direniş cephesi de savunmacı caydırıcılık aşamasından belirleyici ve hücumda bulunan bir unsura dönüşmüş ve Siyonist rejimi 'yenilmezlik' efsanesinden 'varoluşsal kriz ve geri dönülemez çöküş' aşamasına sürüklemiştir."
Dünyada "Gizli Siber Ordunun" Ortaya Çıkışı
İlim Havzaları Uluslararası İşler Başkan Yardımcısı, uluslararası alanda yaratılan devasa kapasitelere işaret ederek şunları söyledi: "Bu savaşın bereketlerinden biri, daha önce daha az görünen yeni kapasitelerin aktif hale gelmesidir. Yeni ortaya çıkan bir siber ordu ile karşı karşıyayız; farklı milletlerden, Şii olmayan ve hatta dindar olmayan, hakikatin haklılığını anladıkları için direniş cephesinin yanında yer alan kişiler... Bu, coğrafi ve dini sınırları aşan ilahi bir olaydır."
Medya Stratejisinin Değişimi: Resmi Ağlardan İnsan Ağlarına
Tebliğcilerin faaliyet yöntemlerinde değişiklik yapılması gerektiğini vurgulayan Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Hüseyni Kuhsari şunları belirtti: "Mevcut medya savaşı koşullarında, Batılı platformların sınırlamaları ve hedeflenmiş algoritmaları nedeniyle resmi ağlardaki faaliyetler zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu nedenle, şu anda en önemli ve en etkili kapasitemiz 'bireysel iletişimler ve insan ağlarıdır. Botlar tarafından yönetilebilecek veya göz ardı edilebilecek genel gönderilere bel bağlamak yerine, belirli kişilerle doğrudan iletişime odaklanılmalıdır. Hakikat mesajını bir kişiye ulaştırmak ve onu ikna etmek, binlerce sahte ve yönlendirilmiş görüntülenmeden çok daha etkilidir."
Savaş Koşullarında Uluslararası Tebliğcilerin Faaliyetlerinin Temel Eksenleri
İlim Havzaları Uluslararası İşler Başkan Yardımcısı bu hassas dönemde uluslararası tebliğcilerin stratejik önceliklerini şöyle sıraladı:
1. Batı kamuoyunu hedef almak: Savaşı durdurmaları ve Siyonist rejime bedel ödetmeleri için kendi hükümetlerine baskı yapmaları amacıyla Amerika ve Avrupa toplumlarına odaklanmak.
2. Otorite anlatısı: İslam Cumhuriyeti nizâmının ve direniş cephesinin askeri ve diplomatik alanlardaki bütünlüğünü ve gücünü açıklamak.
3. Batı'nın çöküşünü açıklamak: Batı medeniyetinin "Titanik Gemisi'nin" batışını ve Siyonist rejimi destekleyen akımların rezaletini anlatmak.
4. Aktif yanıt verme: Şüphelere (İranofobi, Şiifobi ve Hürmüz Boğazı'na müdahale suçlaması gibi) karşı pasif konumdan iddia sahibi (proaktif) konuma geçiş.
5. Velayet-i Fakih'i tanıtmak: Rehberliğin teolojik konumunu ve dini yönetim kavramını insanlığın kurtuluşu için bir model olarak açıklamak.
Zeka, Güvenlik ve Bilgi Artırımının Gerekliliği
Tebliğcilere hitaben de Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Kuhsari şunları kaydetti: "Cihadi faaliyet, güvenlik bilincine riayet edilerek yürütülmelidir. İçerik üretimi ve izleme için yapay zeka gibi modern araçların kullanılması, başkalarının örnek alması için başarılı deneyimlerin belgelenmesi ve uluslararası bilginin güncellenmesi, mevcut karmaşık koşullarda çalışmanın gerekliliklerindendir."
Zafer Zamanında İstiğfarın Yeri
Son olarak, Kur'an'ın Nasr ve Fetih surelerindeki öğretilere atıfta bulunan Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Hüseyni Kuhsari, başarıların zirvesinde tevazu ve istiğfarın gerekliliğini vurgulayarak şunları söyledi: "Biz her ne kadar görevimizi yerine getirsek de elde edilen zaferler ilahi yardımdır. Görevlerimizi doğru bir şekilde yerine getirmemizde bize yardım etmesi ve olası eksikliklerimizi telafi etmesi için her zaman Allah'a dua etmeliyiz. Yapılanlarla yetinmemeli, aksine yüksek enerjiyle ve yeni dünya koşullarını kavrayarak İslam'ın ve İnkılabın yücelmesi yolunda adımlar atmalıyız."
yorumunuz